Sadece Moda: Ceylan Atınç

Çizgiden şaşmadan, sade modadan konuşarak.

11 yıldır moda sektöründe olan ve yaptığı işlerle çizgisinden şaşmayan Ceylan Atınç ile önümüzdeki yaz sıkça göreceğimiz parçalardan ve yepyeni trend akımlarından bahsettik. Bunların dışında; vazgeçilmezimiz olan saç şekillendirme tüyolarından da konuşmayı ihmal etmedik. Daha fazlası için sizi bu başucu kitabı niteliğindeki röportajı okumaya davet ediyoruz.

Bilkent Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi okuyup, üzerine Berkeley’de Marketing eğitimi aldınız. Bu eğitimlerin ardından sizi moda editörlüğüne doğru yönlendiren ne oldu?

Ben lisedeyken de, siyasal okurken de moda ile ilgili yaratıcı bir iş yapacağımı biliyordum. Moda tasarımcısı olmayacağımı da tahmin ediyordum çünkü işin daha çok marka ve hikaye tarafı ile ilgiliydim. Çocukluğumdan beri dergilere çok düşkündüm. Üniversite yıllarım boyunca Marie Claire dergisinde yaz stajları yaptım. Berkeley’deyken ise bitirme projemiz; Victoria’s Secret için bir pazarlama projesiydi. Orada da ilk defa styling ile tanışma fırsatı yakaladım ve devamı da geldi.

İlk moda çekiminizi hatırlıyor musunuz? Eğlenceli ve zor anlarını bizimle paylaşabilir misiniz?

Asistan olarak pek çok çekime gittim. Fakat bundan tam 11 yıl önce kendi başıma ilk çekimimi yaptığım günü daha dün gibi hatırlıyorum. Oldukça da zor bir çekimdi, çünkü hamileler için styling önerileri yapılması gerekiyordu. İlk ve son hamile styling’im de diyebilirim aslında. İstanbul Moda Akademisi’nde verdiğim derslerde ve seminerlerde öğrencilere hazırladığım sunumun adı da zaten;  “Her Styling Bir Maceradır.” Çünkü çekimi yapana kadar başımıza ne geleceğini, nasıl olacağını bilemiyoruz. Model de hastalanabiliyor, yağmur da yağabiliyor, 36 bedenim diyen model bir anda 20 kilo almış gelebiliyor… Bir de aslında başıma gelen en enteresan çekim hikâyesi hayvanlarla olan bir çekimdi. Boynuna 65.000 TL’lik bir gerdanlık taktığımız kedi korkup stüdyonun havalandırma borusuna kaçmıştı! :)

 

“Moda kendini tekrar ediyor!” düşüncesine katılıyor musunuz?

Moda kendini tekrar etmiyor aslında, her şey gibi moda da evriliyor diyebiliriz. Belli dönemler ve akımlar var; anlık sosyal ve ekonomik durumlara göre bunlar yeniden değişerek sunuluyor.

İyi bir moda editörü olmanın yolu çok çalışmaktan geçiyor. Sizce bu mesleği yapmak isteyenler kendilerini nasıl geliştirmeli, neleri ve kimleri takip etmeli?

Aslında şu sıralar moda anlamında dünyayı takip etmek hiç olmadığı kadar kolay... Defileleri an be an canlı olarak izleyebiliyor veya maksimum bir saat sonra tüm detaylarını sanal ortamda bulabiliyorsunuz.  Koleksiyonlar elimizin altında… Eskiden; arşivler, dosyalar ve dergilerden kesip biriktirirdik. Oysa şu an tek bir sitede veya sosyal medyada hepsine ulaşabiliyoruz.

Benim tavsiyem; her dönem bunları incelemeleri, fakat asla ezberlememeleri… Modada ezbere yer yok. Maksimum altı ay sonra değişecek koleksiyonlardan bahsediyoruz. Gözü alıştırmak ve sokağa nasıl yansıyabileceğini canlandırmakla başlıyor yaratıcı süreç… Biz, ‘fashion shapers’ yani moda editörleri ve stilistler olarak modaya yön veren kesimiz; ‘fashion makers’ yani modayı yaratanları sokağa ve gerçek hayata taşırız.

Stiliniz ruh halinize göre değişiklik gösteriyor mu?

Tabii ki… Hepimiz için geçerli değil mi bu? Sağlık durumumuzdan hava koşullarına, günlük tempomuzdan bulunduğumuz ortama kadar her şey etkiliyor stilimizi. Stil ise daha net ve zor değişen bir olgudur. Ruh halime göre değil, ama zorunlu koşullara göre belli desibeller arasında değişebilir bir stilim olduğunu düşünüyorum.

“Çok gezen mi bilir, çok okuyan mı?” derler… Sizce çokça seyahat etmek, ufukları geliştirmek moda dünyasında daha doğru söz sahibi olunmasını sağlıyor mu?

Çok gezen ve çok okuyan biriyim. :) Kesinlikle tarzları görmek, akımları hissetmek adına en çok beslendiğim şeylerden biri; seyahat etmek. Moda, kültüre göre şekillenen bir olgudur; o yüzden farklı kültürleri tanımak modayı anlamak ve farklı moda pazarlarını benimsemek açısından çok önemlidir.

Biraz da 2016 yazından bahsedelim… Muhakkak edinmemiz gereken 3 parça hangisi?

Muhakkak edinilmesi gereken değil, ama kişinin kendi tarzına yakın olanı bulabileceği pek çok farklı trendi barındıran sezonlar geçiriyoruz. Örneğin; mule ve slippers olarak geçen topuklu veya düz terlikler var; Türk kadınının pek de kullanabileceğine inanmadığım, gerçekten uygun vücut tipi ve giyim tarzı isteyen bir ayakkabı akımı.

Düşük ve omuzları açıkta bırakan bluzlar var; küçük göğüslü kadınlar tercih edebilir, elbiselerini de sıkça göreceğiz zaten. Yüksek bel pileli etekler yine düz sandaletler ile podyumlardan sokağa indi. Fakat geniş kalça veya kalın bele sahip kadınlar için önermiyorum.

Radarınıza takılan yeni bir akım var mı?

Benim kişisel olarak en çok takıldığım akım şu aralar; Choker. 90’ların geri dönmesi ile sevdiğim 501 tipi denimler ve az önce de bahsettiğim tasma olarak adlandırılan choker kolyeler favorim.

Saçlarınızı uzun yıllardır kısa kullanıyorsunuz. Bu modeli yıllardır tercih etmenizin bir nedeni var mı?

Mesleğim dolayısı ile sürekli saç, makyaj, estetik kaygılar, kıyafetler ve aksesuarlar ile iç içeyim. Bazen tüm bunlardan “overload” olduğumu hissediyorum. Özellikle de zaman konusunda çok hassasım. Kuaförde harcanan uzun saatlere hiç tahammülüm yok. Çekimlerde saçlarımı hep topladığımı fark ettiğim bir gün “Madem uzun kullanmıyorum o zaman kestireyim” diye düşündüm ve kısa kestirdim. Beş yıldır saçımı hiç uzatmadım, hem çok pratik hem de kendime yakıştırıyorum.

Sizce kısa saç stile daha modern bir görünüm mü vaat ediyor?

Kısa saçı kullanmayı öğrendikten sonra uzun saçtan çok daha fazla şekilde kullanabileceğinizi görüp, daha da seviyorsunuz. Hem çok daha dinamik ve modern olduğunu düşünüyor, hem de beş dakikalık bir kurutma ya da farklı ürün kullanarak bambaşka saçlar elde edebiliyorum.

Saçlarınızı şekillendirmek ne kadar zamanınızı alıyor? Şekillendirme tüyolarınızı bizimle paylaşabilir misiniz?

Maksimum yedi-sekiz dakikamı alıyor diyebilirim. Örneğin; yazın besleyici yağlar ve deniz tuzu spreyleri ile yana veya geriye tarıyorum. Kışın ise, köpükle kurutup dalgalandırıyorum veya dümdüz öne tarayıp pixie modeli ile kullanıyorum.

 

Röportaj
Ceylan Atınç
Moda
Stil
Styling
Stilist
Editör
Trend
2016 Trendleri

< ÖNCEKİ HABER
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
SONRAKİ HABER >