Aziz'den Sonra Derin Sarıyer

Tasarım alanında Türkiye’nin öncü isimlerinden olan Derin Sarıyer ile baba olmak üzerine gerçekleştirdiğimiz röportaja davetlisiniz.

Babalar Günü sizin için ne ifade ediyor?
Kolektif özel günlere kendimi kaptırmak bir yandan zor gelmekle birlikte, bu muhalefet halinin yarattığı gerginlikle yaşamayı da sevmiyorum. Yakınımdakileri de üzmek istemediğimden dolayı düşük bir dalga boyunda kutlanmasını kabul edebiliyorum. Bir de Babalar Günü Anneler Günü’nün yedeği gibi gelir bana. Sanki biraz zorlama gibi. Yine de kutlamakta bir sakınca yok.

Oğlunuzla bir gününüz nasıl geçiyor? En keyif aldığınız an hangisi?

Oğlumla tam bir günü pazarları ya da diğer tatil günlerinde yaşıyorum. Bu nedenle de o günlerde bütün zamanı kendisinin yanında geçiriyorum. Bir buçuk yaşında. Yürümek, koşmak ve bu sayede istediği yere ulaşmayı keşfetmenin heyecanında olduğu için çok hareketli. Dolayısıyla ben de peşinden koşturup hem onunla oynuyorum hem de olası minik kazaları engellemeye çalışıyorum. Yemek yediriyorum, yıkıyorum, oyunlar oynuyorum, konuşuyorum ve güldürebilmek için çabalıyorum.

Baba olmadan önceki Derin Sarıyer ile Aziz doğduktan sonraki Derin Sarıyer arasındaki farklar neler?

Oğlum doğduktan sonra hayata bakışım değişti. Hem kendiliğinden değişti hem de değişmek zorunda kaldı. Çok sevdiğim minicik bir insanla olmak, onunla birlikte birçok şeyi yeniden keşfetmek çok eğlenceli. Merakı, ihtiyaçları, gözleriyle soruları, gülmeleri, ağlamaları, hepsi benim için çok değerli. Eskiden hayata karşı böylesi organik bir bağım yoktu. Şimdi kendimi tamamlanmış hissediyorum. Rahatlatıcı bir duygu bu.

Derin Design'daki “babadan oğula” serüveni, sizden sonra da devam edecek mi? Oğlunuzun da bu işi devam ettirmesini ister miydiniz?

İnsan hayatta ne yapacağına kendi karar verebilirse, nispeten daha huzurlu olur. Yeteneği, eğilimi, hevesi ve hisleri nasıl bir uğraşı olacağını belirlerse sevinirim. Bir de artık teknolojik gelişmeler, mesleklerin evrim geçirmesine neden oluyor. Çok daha geçirgen ve yatay iş organizasyonları oluşuyor. Oğlum Aziz’in yirmi sene sonra nelerle ilgileneceğini kestirebilmem imkânsız.

Baba olduktan sonra stiliniz değişti mi?

Giyim biçimimin ana hatları değişmiyor. Sadece bazı kalıplarda ufak değişiklikler oluyor. Oğlumun doğumuyla giydiklerim arasında bir bağ olduğunu söyleyemem. Üniforma gibi hep aynı şeyleri giymek bana iyi geliyor. Kendimi bu şekilde iyi hissediyorum.
 

Kadınlar için saç stili hayli önemli. Erkekler için de öyle olduğunu düşünüyoruz. Size saç stili ne ifade ediyor?

Saçlarım kısayken rahatım. Güzel uzamıyorlar. Bazı sabahlar saçlarımla barışık oluyorum, bazılarında ise benden bağımsız hareket ediyor gibiler ve onları kontrol edemiyorum.

 

Derin Sarıyer
Derin Design
Röportaj
Babalar Günü

< ÖNCEKİ HABER
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
SONRAKİ HABER >